Benden & Bizden Hikayeler

Ne yesek?

Ne Yesek? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ne Yesek? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2016 Salı

Bal Kabaklı & Vanilyalı Muhallebi :: Hipnoz Sebebi


Bal kabağını pek severim, özellike tatlısını tabii ki. Tatlının hatrına, çorbasını da içmeye çalışırım ama o kadar samimi değilizdir kendisiyle..

Geçenlerde tatlı yapabilmek için  kabak aldım ama eve geldiğimde kabağın aslında tatlıya o kadar da uygun olmadığını farkettim. Hal böyle olunca kabakları az suda haşlayıp püreye çevirdim ve paketleyerek dondurucuya attım. Çaktırmadan Yiğitin çorbalarına, tatlılarına koymayı planlıyordum.

Sonra birden aklıma düştü bu püreden şöyle buram buram kabak kokulu bir muhallebi olur muydu? Olurdu elbet ama benimki tam hayal ettiğim gibi olmadı, yapamadım:)

Çünkü nispeten zayıf olan kabak aromasını keskin aromalı tarçın ile karıştırdım, bir de vanilyalı muhallebi ile yarı yarıya hazırlayınca kabak tadı biraz sönük kaldı. Siz gönlünüze, damak zevkinize  göre değiştirin tarifi bence...

Malzemeler:

Vanilyalı Muhallebi
1 litre süt
1 su bardağı un
1 su bardağı şeker ve 1 paket vanilin
Tüm malzemeleri sürekli olarak karıştırıyoruz, kaynayıp koyulaşınca ocağın altını kapatıyoruz.

 Balkabaklı Muhallebi
2 su bardağı bal kabağı püresi
2 yemek kaşığı nişasta
1 çay bardağı süt
Yarım çay bardağı şeker
Tüm malzemeleri sürekli olarak karıştırıyoruz, kaynayıp koyulaşınca ocağın altını kapatıyoruz. Balkabağı kısmını sütsüz de yapanilirsiniz, tadı ve rengi daha net olur.
Şeker ve nişasta miktarını istediğiniz kıvama göre ayarlamanızı tavsiye ederim.

Bundan sonrası şekil ve sunum. Dondurma kuplarında, buz kalıplarında, muffin kaplarında her nasıl hayal ederseniz..

O zaman size afiyet olsun;)



Meraklısına ve Bebeklisine balkabağına dair notlar:)
-Balkabağı zengin bir A ve E vitamini kaynağıdır.
-Demir, potasyum, kalsiyum ve fosfor açısından da zengin..
-Aynı zamanda, iyi bir antioksidan olan beta karoten kaynağı
-Lif  içeriği yüksek, sindirime yardımcı olur.
-6.aydan itibaren bebekler için besleyici  bir ek gıda alternatifi
-Bağışıklık sistemini güçlendiren biyokimyasallar içeriyormuş!
-Bebekler için sebze püresine, çorbaya eklemenin dışında balkabaklı yoğurt da pek lezzetli olur:)

17 Aralık 2015 Perşembe

Kahvaltının Mutlulukla Bir İlgisi Olmalı - Ton balıklı salata ile de...


"Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı" demiş Cemal Süreya. Çok haklı, ama bunu sadece bal kaymağa mı atfetmişti acaba? Hayır fazlası var elbette.. Kahvaltı keyiftir, benim gibiler için çoğu zaman lükstür hatta. Sevdiklerimi doyasıya görebildiğim özel anlardandır. Hala biraz sabah mahmurluğu vardır. Günün de, insan ruhunun da en dingin ve en masum anlarıdır. İstisnalarınız hariç bir düşünsenize, sabahın o ilk saatlerinde kimi isteyebilirsiniz yanınızda? En sevdiklerinizi, en mutlu edenleri. Evet, kahvaltının gerçekten mutlulukla bir ilgisi olmalı.

Türk tipi kahvaltının zenginliğinden bahsetmeye gerek yok! Bal kaymaktan başlayarak, sucuklu yumurtaya, menemenden çeşit çeşit hamurişlerine uzar bu liste. Ben biraz sıradışılıktan yanayım kahvaltıda. Öyle tek başına peynir, zeytin ya da bal, kaymakla işim olmaz. Her sabah aynı şeyleri yemekten pek haz etmem. Ne mi tercihim? Peynir zeytinin yanına akşamdan kalma soğuk köfte, ya da lahmacun... Mutlaka bir simit ya da börek vb vee acılı ekşili bazı yancılar! :)

En sevdiğim kahvaltılıklardan,  ton balıklı salata şöyle bol yeşil soğanlı ve limonlu :)
Alt tarafı salata, tarife ne gerek var demeyin. İşin sırrı ince kıyılmış bol yeşil soğan ve maydonozdan oluşması. Az biraz kornişon ve mısır... Sonra bol limon ve zeytinyağı! 

Hadi şimdi mutlu edelim kendimizi, en sevdiklerimizle birlikte :)


25 Ekim 2015 Pazar

Muzlu Rulo Pasta

Haftalardır Yiğit'e kek yapıyordum ki çocuk artık  bir yerde isyan etti :)
-Anneciim, biraz da başka tatlılar, pastalar yapsanaa!!

-Yapmaz mıyım yavrum, yapmaz mıyım oğlummm!! diyerek, kekten daha hızlı ve  kolay ne  yapabilirim diye araştırmaya başladım ve kekle kapışacak hızda ve kolaylıkta muzlu rulo pastayı hatırladım!

Malzemeler:

Pandispanya için
- 4 yumurta
-1 çay bardağı toz şeker
-1 çay bardağı un
-1 paket kabartma tozu
-1 paket vanilya

İç ve dış kreması için (en kolayından;))
- 2 paket kakaolu puding
- 1 litre süt

2 adet muz

Yapılışı:

4 yumurta ve şekeri çırpıyoruz. Karışım beyazlayınca, üzerine un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip biraz daha karıştırıyoruz. Fırın tepsisine yağlı kağıt serip, üzerine ince bir şekilde hamuru yayıyoruz. 200 derecelik ısıtılmış fırına koyuyoruz, pembeleşene kadar pişiriyoruz. Piştikten sobra, fırın kağıdı ile birlikte keki birkaç kez rulo yapıp açıyoruz ki kolay şekil alsın ve kağıttan ayrıldın.
Diğer taraftan, 2 paket pudingi 1 litre süt ile hazırlıyoruz. Pişen pudingi, kağıdından ayırdığımız pandispanyanız üzerine döküyoruz (üstü için de bir miktar kenara ayırmalıyız). Muzları dizip, rulo şeklini veriyoruz ve kalan puding ile rulonun üstünü kaplıyoruz. Soğuduktan sonra buzdolabında bir gün beklemeli...

Afiyet olsun:)


17 Ekim 2015 Cumartesi

Sebzeli Balık Çorbası

Malum, mevsim kışa döndü. Balık, okul ve hastalık sezonunun aynı döneme denk geldiği düşünüldüğünde hasta çorbası olarak da prim yapabilecek enfes bir lezzet balık çorbası. Yapımı ise çok kolay! değil, kabul... Orta zorlukta :)

Malzemeler:
Beyaz etli herhangi bir balık türü (bir küçük çorba kasesi kadar eti çıkmalı)
1 adet dolmalık biber
1 adet kapya biber
1 adet havuç
1 adet küçük patates
Yarım kabak
1 adet soğan
4 diş sarımsak 
2 adet defne yaprağı
Tuz, karabiber, limon
Meyanesi için: 3 kaşık un, su, tereyağı
Piştikten sonra eklemek üzere:
1 tutam maydonoz, dereotu
2 dal yeşil soğan

Yapılışı:
Az sıvı yağda küp küp doğranmış tüm sebzeleri kavuruyoruz. Üzerine su ekleyip pişiriyoruz.
Aynı zamanda balığı fırında pişirip, etlerini ayıklıyoruz. Ayrı bir tavada unu tereyağı ile kavurup, su ekleyerek eritiyoruz ve pişen sebzelere ekliyoruz. Son olarak balık etlerini de çorbaya ekleyip, tuz, karabiber limonla tatlandırıyoruz ve 5 dk daha pişiriyoruz. Ocağın altını kapadıktan sonra, doğranmış maydonoz, dereotu ve yeşil soğanı ekliyoruz...

Çorbayı içmeden  önce limon sıkıp, pul biber ile şenlendiriyoruz... Enfes oluyor, enfesss!!
Afiyet olsun;)


4 Mayıs 2015 Pazartesi

Zeytinyağlı Enginar: Pek bir faydalı ve kolay yemek

Şanslı çalışan annelerden biri olarak üç buçuk aylık oğlumu anneme bırakıp öyle başlamıştım işe. Annem Yiğit üç yaşına gelene kadar ona bizim evimizde baktı ve Yiğit'e baktığı süreçte  hafta içi bizde kalıyordu. Sevgili babam ve babaannem ise bu üç yılda tam bir bekar hayatı yaşadı, yemek, bulaşık, çamaşır ve daha neler neler...

Bu süreçte enginar, yemek konusunda hepimizin kurtarıcısı olmuştu. Haftasonu annemin pişirdiği yemekler babamları çarşambaya kadar idare ediyor  sonrasında babam açığı zeytinyağlı enginar pişirerek kapatıyordu. Pişirmesi çok kolay, hızlı ve çok lezzetli. Ayrıca bilirsiniz, enginarın memleketi Bayrampaşa. Hemşehrilik de var yani :) Enginar babam içim nasıl bir kurtarıcı olduysa, benim için de öyle. 5 dakikada hazırlayıp, 15 dakikada pişiriyorum daha ne olsun? Biliyorum bazılarımızda ciddi önyargılar var enginara karşı, ben enginarsız geçen 20 yılıma yanıyorum, varın siz düşünün lezzetini!! İşte benim enginar tarifim:

Malzemeler
-4 adet enginar
-1 orta boy soğan
-1 küçük şişe garnitür
-4 küp şeker
-1 limon
-1/2 çay bardağı zeytinyağı
-Süsleme için Dereotu
-Tuz

Yapılışı
Enginarları limon ile ovalayıp tava tipi tencereye yerleştiriyoruz.
Söğüş doğranmış soğanları her bir enginar çanağının üzerine yerleştiriyoruz.
Üzerlerine aldığı kadar garnitürden koyuyoruz. Her bir enginar çanağı için birer küp şekeri garnitürlerin

üzerine yerleştiriyoruz.
Bir limonun suyu ve zeytinyağını her bir çanağın üzerine kaşık yardımı ile döküyoruz.
Yarım su bardağı suyu ve istenen miktardaki tuzu tencereye koyup, kapağı kapalı şekilde kısık ateşte 15-20 dakika pişiriyoruz.
Dereotu ile servis yapıyoruz.

Bilirsiniz, duymuşsunuzdur, enginarın faydaları saymakla bitmiyor. Google'dan hepsine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Beni en çok etkileyen faydası, karaciğer fonksiyonlarını düzenlemesi, karın ağrısı, mide bulantısı, şişlik vb. sindirim sorunlarını gidermeye ve kan şekerini düzenlemeye yardımcı olması. Enginar benim için gastrointestinal mucizesi, rahmetli anneannemin lafıyla da; midemin çok hoşuna gidiyor:) Kalp, kolesterol, hücre yenileme vb. diğer tüm etkilerini de siz araştırısınız artık;)

Afiyet olsun...

19 Nisan 2015 Pazar

Mücver : Çocuğa sebze yedirmenin kolay yolu

Başlık zaten herşeyi özetliyor... Yiğit'e bu kadar kolay bir şekilde kabak, havuç, lahana ve patates yedirdiğim hiç olmamıştı. İçindeki bol yeşillik ve yanındaki yoğurt da ekstrası...
Yani her zaman söylemem bilirsiniz, bu kez hatasız ve enfes bir lezzet çıktı ortaya, ben bayıldımmn!

Malzemeler:
2 orta boy kabak
2 orta boy havuç
1 patates
1 avuç içi kadar beyaz lahana
5 dal yeşil soğan
Birer avuç dolusu maydonoz ve dereotu, hatta varsa birkaç dal roka
3 yumurta
5 yemek kaşığı kadar un
1/2 paket kabartma tozu
Tuz, karabiber, nane, çörekotu, kırmızı biber ( isteğinize göre )
1/4 çay bardağı zeytinyağı

Hazırlanışı:
Kabak, havuç, patates ve lahanaları rendeliyoruz. Yeşil soğan ve yeşillikleri doğruyoruz. Üzerine yumurtaları, un, kabartma tozu, tuz, yağ ve baharatları ekleyip iyice karıştırıyoruz. Birer yemek kaşığı karışımı yuvarlak şekilde teflon  tavada yayarak, az yağda (yapışmayacak kadar) pişiriyoruz.




Çok yağda kızartmadığınız için mücverin içi nispeten az pişmiş ve yumuşak kalıyor ve rendelenmiş sebzelerin tek tek tadını alabiliyorsunuz. Bu sebeptendir ki tadı sebzeli çin böreğine de pek bir benzemişti. Hal böyle olunca, yoğurt ne kadar yakışıyorsa mücverin yanına, soya sosu da bir o kadar yakıştı...
Afiyet olsun:)





Bir Doğum Günü Kurabiyesinin Dramı



Şunu bilir şunu söylerim, ne oldum değil ne olucam diyeceksin... Benim kurabiyelerin dramı da işte böyle başladı.
Geçen haftasonu Yiğit'in doğumgünü vardı. Dışarıda bir restoranda yaptık organizasyonu, herşey hazır hiç yorulmama, sıkılmama gerek olmayacak şekilde. Misafir gibi gidicem, sünnet çocuğu annesi gibi kasılıcam, garsonlara üç beş yön vericem. Sonra oohhh gelsin pastalar, fotoğraflar, kutlamalar...

Ama sonra bir kurt düştü içime! Bizim annelerimizi senelerdir delik deşik eden bu kurt beni de ufak ufak kemirmeye başladı...
Ama bu kadar hazırcılık benim gibi bir anneye yakışır mı? Tamam çalışan bir anneyim ama ele güne ayıp olmaz mı bu kadar rahatlık? Restoranda da kutlama yapıyor olsam, elimin lezzeti!! değmeliydi kutlamaya :) En azından şekilli ve lezzetli doğumgünü kurabiyeleri yapabilirdim...

Bu şevkle malzemelerimi toparladım hatta işin en başında kurabiyeleri royal icing ile kaplayıp, harika görseller çalışmayı bile planladım!! Sonra silkindim ve kendime geldim: Tamam daha basit düşünmeliydim. Sürprize mahal vermeyen çok basit ve lezzetli bir kurabiye tarifimi çalışmaya başladım.

Malzemeler:
125 g tereyağı
2 su bardağı un
1 su bardağı pudra şekeri
1 yumurta
1 paket vanilya
1 çay kaşığı tarçın
Yeteri kadar Smarties (minik bonibonlar)

Hazırlanışı:
Oda ısısndaki tereyağını, pudra şekeri ve yumurta ile bir kapta karıştırıyoruz. Sonra üzerine un, vanilya ve tarçını ilave edip güzeeelce yoğuruyoruz. Hamur kulak memesi! kıvamına gelince şekillendirmeye hazır oluyor. Hamuru iki yağlı kağıt arasında merdane ile 7-8 mm inceliğinde açıp, kalıplarla şekil veriyoruz. Üzerine şekerlemeleri yapıştırıp, 170 derecede önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz. Çok kolay ve hızlı pişiyor, aman üstünün kızarmasını beklemeyin!


Ama, tek bir küçük hata herşeyi altüst edebiliyor. Öğrenciyken teknik resim dersinden de ite kaka geçmiş, mühendis diplomalı ben!!, 7-8 mm açılması gereken hamuru 2-3 mm açmış olmalıydım ki fırından kurabiye çıkmasını beklerken, sevimli bisküvilerle karşılaştım!!??? Zaten hamuru şekillendirme ve tepsiye koyma kısmı da bu sebepten olsa çok sancılı geçmişti.. Kabartma tozu bile koymadığım bir hamurun pişerken kabaracağını mı hayal etmiştim acaba?? :)

Yapacak birşey yoktu, herşeye rağmen çok lezzetlilerdi.. Güzel bir tabakta güzel bir sunumla hala çok çekici duruyorlardı.

Utanmadım, restorana da götürdüm kurabiyeleri, pardon bisküvileri!! Şaşırdım ben de ama çok beğenildiler! En çok da 1,5 yaşındaki minnoşumuz Sare beğendi :) Aynı zamanda ideal bir diş kaşıyıcıydılar çünkü!! :))) Ve işte o herşeyi hazır, kurabiyesi de bisküvi olan doğumgününden diğer birkaç kare...
Mutlu Yılların olsun oğluşum, annen sana kurabiye de pişirir elbet !:)








 

9 Nisan 2015 Perşembe

Kapuska: Bir Kış Güzellemesi


Malum kışın biteceği yok...

O zaman tadını çıkarmaya devam etmek gerekir :)

Bu yazıyı şu an okumaya devam ediyorsanız sizi gönülden tebrik ettiğimi bilin. Başlıktaki "kapuska" kelimesi okuduktan sonra olanca hızıyla sayfadan çıkan birsürü kişi olduğuna eminim.

Onlar kolay olanı tercih edenler..

Herkes bilir et yiyip mutlu olmasını, herkes kolayca pişirir eti, köfteyi!

Ama marifet kapuskayı pişirmek, sonra da onu yiyip mutlu olmakta :)

Evet öyle çok seveni yoktur. Dolma, salata, turşusu daha çok tercih edilir. Evdekilere -kapuska yaptııımm!! dediğinizde derin bir sessizlik olur.. Ama ben gerçekten çok severim. Bazı sebzeler vardır ki tadından bağımsız yediğim zaman kendime çok büyük iyilik yaptığımı düşündüren... Lahana da bunlardan biri, bu sebepten  kapuskaya da  motivasyonum çok yüksek :)

Size de tavsiye ederim, kapuska iyidir hele benim gibi sucuklu pişiriyorsanız mükemmeldir :))) Ve işte tarifi...

Malzemeler:

-          Küçük boy kapuskalık lahana (Daha gevşek, büyük yapraklı ve oval lahanalar dolmalıktır, sıkı ve yuvarlak olanlarını tercih etseniz daha iyi olur)
-          Bir büyük soğan
-          Yarım çay bardağı pirinç
-          2 yemek kaşığı salça
-          Sucuk (yarım yada çeyrek kangal olabilir- tamamen keyfinize göre)
-          Sıvı yağ, tuz

Hazırlanışı:

-          Soğanları küp küp doğruyoruz ve sıvı yağda kavuruyoruz
-          Salçayı ilave edip kavurmaya devam ediyoruz
-          Doğranmış lahanaları ekleyip bir miktar kavuruyoruz.
-          Son olarak küp küp doğranmış sucukları, pirinci ve suyunu, tuzunu koyup düdüklü tencerenin kapağını kapatıyoruz. 20 dakika pişiriyoruz.

Önemli Notlar:

-          Suyunu çok koymamaya özen gösterin, sebzelerin üzerine çok çıkmasın.
-          Düdüklü tencerenizin pişerken ne kadar su kaybettiğini de göze alın.
-          Normal tencerede de pişirebilirsiniz biraz daha uzun sürebilir.
-          Yine de ilk denemenizde az miktarda yapın yemeği ağız tadıdır sonuçta, beğenmezseniz ziyan olmasın :)

Ben pişerken küçük arnavut biberlerinden de atıyorum içine ve mutlaka biraz limon sıkarak yiyiyorum. Şiddetle öneririm size de!

Afiyet olsun!




3 Nisan 2015 Cuma

Bir Akşam Yemeğinin Sahne Arkası!

Klasik bir cuma akşamını yaşadığımı sanıyordum.
Akşam 6'da eve adım atmış önce cevaplanmayı bekleyen bir takım mailleri cevaplamış ve sonrasında da mutfağa girerek akşam yemeği hazırlıklarına başlamıştım.
Durum sandığım kadar da iç açıcı değildi.. Hafta başında pişirdiğim yemekler neredeyse bitmiş, hafta içi annemden getirdiğim dolmaların çoğu eve temizliğe gelen hanım tarafından haklı olarak yenmişti.


Yorgundum, yemek pişirmek gözümde büyümeye başlamıştı. Acaba sipariş mi verseydim? Yok, vazgeçtim. Tabii ki hızlıca birşeyler hazırlayabilirdim, oğlum ev yemeği yemeliydi bu akşam. Hem belki ortaya güzel bir şeyler çıkarırsam bloguma da koyabilirdim. En hızlı ne olabilirdi?
Mantar Çorbası ve Fırın Poşetinde Sebzeli Tavuk !

Bundan sonrası için bir uyarı yapmak istiyorum. Sizi bu yazıda, özel açı ve filtre ile çekilmiş şaheser yemeklere ait fotoğraflar beklemiyor. Bazen olur ya hiçbirşey yolunda gitmez, sevgi katmadığınızda zorla yaptığınızda her türlü aksaklık olur? İşte öyle bir akşamın bilançosunu paylaşıyorum.

Yemek tarifleri paylaşan blog sahiplerinin fotoğraflamadıkları, sakladıkları  sahne arkası görüntüler..
Asla paylaşmadıkları hatalar... Hepsi burada :)

Yeşil Soğanlı Kremalı Mantar Çorbası

Tadı ve aroması nispeten az olan kremalı çorbalarda hep bir teşvik edici ilaveye ihtiyaç duyarım: baharat, ot vb. Kremalı mantar çorbasını pişirmeye başlarken de üzerinde bolca ince kıyılmış yeşil soğan ve dereotu hayal ettim.

Ve işte malzemeler:
300 g kıyılmış mantar
3 yemek kaşığı un
1/2 paket krema
1 kaşık tereyağı ve sıvıyağ
2 dal ince kıyılmış yeşil soğan ve bir tutam dereotu
Tuz

Yapılışı:
Kıyılmış mantarları sıvı yağda biraz kavurup üzerine 1 litre su ekleyip, kaynamaya bırakıyoruz.
Ayrı bir tavada 3 kaşık unu tereyağ ve sıvı yağ karışımında kavuruyoruz.
Kavrulmuş unun üzerine  soğuk su yerine kaynar su ilave edip bir de hızlıca karıştırmazsanız, topaklardan kurtulmak için benim gibi blendır kullanmak zorunda kalıyorsunuz!! :) 


Sonrasında bu karışımı kaynamakta olan mantarlarla birleştirip tuzunu ekliyoruz. Kapatmaya yakın kremayı ekliyoruz ve kıyılmış yeşil soğan ve dereotu ile servis yapıyoruz.
Topaklanan un karışımına rağmen ekstra müdahale ile hem tadı hem de görüntüsü iyi bir çorba ortaya çıkarabilmiştim.



Fırın torbasında tavuk tarifine gelince....,  tabii ki vermeyeceğim :)
Tek bir püf noktası var, fırın poşetini fırına koymadan önce birkaç yerinden küçük delikler açmak.. Açmadığında ne mi oluyor? Balon gibi patlayıp aşağıdaki gibi oluyor ve doğal olarak pişmesi içi daha uzun süre bekleniyor :((


1 saat sonra öyle ya da böyle yemeklerim hazırlanmış ve sofram kurulmuştu. Buradan sonrası işin en zevkli tarafı tabii. Yemekler yenecek, kayda değer olanların blog için fotoğrafları çekilecek.. Peki ya mutfak??  O ne olacak?  Onu kim temizleyecek?


Cuma akşamı, haftanın yorgunluğu ile dağılmış bir anne, aksaklıklarla dolu bir yemek pişirme serüveni ve viran bir mutfaktan daha kötü ne olabilir dersiniz?
Hazırladığım yemekleri yiyemeden, minik oğluşumun akşam yemeğini pas geçip, koltukta derin uykuya dalmış olması !!! 

Tatlı rüyalar bi'tanem... :(((

31 Mart 2015 Salı

4 Peynirli Otlu Sigara Böreği



Geçtiğimiz haftasonu Alaçatı Ot Festivali vardı, gidemedim ama yaşamak ve yaşatmak istedim :)
Ispanak başta olmak üzere marketten çeşitli otları toplayaraktan işe koyuldum. Beklentiyi yükseltmeyeyim, otlarla mucize yaratamam ama enfes sigara börekleri yapabilirim :)  Böylelikle;
-Yiğit'e seveceği tarzda koyu renk yapraklı sebze ve peyniri zorlanmadan yedirebiliyorum
- Dolapta azar azar kalmış peynirleri hızlıca tüketebiliyorum
- Ve tamam kabul, yapması çok kolay ve enfes bir lezzet :)

Malzemeler:

3 adet yufka (daha fazlasını sarmaya vaktim yok :))
200 g peynir (ezine, tulum, süzme ve kaşar peyniri)
5 yaprak ıspanak (çok ince kıyılmış)
10 dal maydonoz
5 dal dereotu
5 dal roka
3 dal yeşil soğan
Kızartmak için sıvıyağ

                                                                          


Yapılışı:
-Yufkaları üçgen şeklinde 8 eşit parçaya bölün (12 parçadan da süper şirin börekler çıkıyor)
-Bir tabakta peynir ve otu karıştırın
-Hazırladığınız içten birer kaşık üçgen yufkalara koyup önce kenarlarını katlayarak rulo şeklinde
 sarın. Ucunu ıslatarak yapıştırın
-Kızgın yağda böreklerinizi kızartın.

Yağlı peynirler kızarırken böreklerden sızarak başa bela olabiliyor, o yüzden hafif sıkı sarmanızı ve buna rağmen akıp kızaran peynirlerin tadını çıkarmanızı tavsiye ederim :)
Afiyet olsun :)